Köye dönüş başlıyor

Köyden kente göçün arttığı yönündeki haberleri sürekli duyuyoruz. Ancak son dönemlerde şehir hayatından bıkanlar ve uzaklaşmak isteyenler, köylerden edindikleri araziler ile çiftlikler kuruyor. Kendi sebze meyvesini yetiştiriyor, süt ve yumurta üretiyor. Betona değil toprağa dokunarak yaşıyor.

Şehir hayatından bıkanlar ve uzaklaşmak isteyenler, köylerden edindikleri araziler ile çiftlikler kuruyor.
Kendi elleriyle inşa ettikleri bir evde yaşayan bir ailenin hikayesi, ‘kendin yap’ felsefesine de ışık tutuyor. bkz.

Diğer canlılara kıyasla insanların öne çıkan bir yeteneği, ihtiyaç duyduğu şeyleri kendisinin üretebiliyor olması. Ancak şehir hayatı insanları üretim aşamalarından uzaklaştırıyor. Üretim konusunda daha pasif bir hale getiriyor. İnsanları diğer canlıların bulunduğu konuma, tüketime yaklaştırıyor. İçgüdüsel olarak da şehir hayatı insanların en büyük mutsuzluğu haline geliyor.

Diğer taraftan şehirde yaşayanlar, doğaya yakın olmak için arayışlarını sürdürüyorlar. Bu nedenle etrafımızda doğayı koruma iç güdüsü ile hareket eden pek çok birey görmek mümkün. Bazı bireyler ise köylere yerleşip çiftlikler kuruyor. İşte bu bireyler tarafından oluşturulan Hayalim Bi’ Çiftlikisimli toplulukta başkalarına ilham olsun diye hikayelerini paylaşıyorlar.

“Son 20 yılda mutluluk arayışındaki yüz binlerce şehirli, “doğa içinde yaşam”sloganının arkasından banliyölerdeki “yeşil” sitelere yerleşti. Kimi de daha uzağa gitti, hayalindeki toprağı bulmak için, şehri arkasında bırakarak yolculuklara çıktı. Burada “yeni” olan, kıyıda bir tatil sitesinde geçen emeklilik günleri değil. Yeni olan, emeklilik fikrini kafasından çıkarmış, kendini hiç bilmediği bir mücadelenin içinde bulan, sayıları her geçen gün artan insanlar”